<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Öss Hazırlık &#124; Geçmiş Yılların Öss Soruları &#124; KPSS 2008&#124; DPY 2008&#124; ÖSS 2008&#124; KPSS Başvuruları&#124; Ehliyet Kursu Sonuçları &#124; Online Ders &#124; Öss Puan Hesaplama &#124; KPSS Sınav Soruları &#124; OKS Sınav Soruları &#124; Ehliyet Sınavı Soruları</title>
	<atom:link href="http://www.oss-hazirlik.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.oss-hazirlik.com</link>
	<description>ÖSS, KPSS, OKS, DGS gibi tüm kurumsal sınavlarla ilgili bilgilere burdan ulaşabilirsiniz...</description>
	<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:59:14 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Problem çözme metodu</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/problem-cozme-metodu.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/problem-cozme-metodu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:59:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1113</guid>
		<description><![CDATA[Tabiat içinde insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerin başında, onun karşılaştığı problemleri akıl, bilgi ve tecrübelerini kullanarak çözebilmesi gelir.
Her çevre ve her devir, insanın karşısına yeni problemler çıkartır. Her yaşın, cinsin, mesleğin v.s. ayrı problemleri olur. Problemler maddî olur, manevî olur; sosyal olur, psikolojik ve bireysel olur.
Tarihin her devrinde, her coğrafyada insanlar karşılaştıkları problemleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tabiat içinde insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerin başında, onun karşılaştığı problemleri akıl, bilgi ve tecrübelerini kullanarak çözebilmesi gelir.</p>
<p>Her çevre ve her devir, insanın karşısına yeni problemler çıkartır. Her yaşın, cinsin, mesleğin v.s. ayrı problemleri olur. Problemler maddî olur, manevî olur; sosyal olur, psikolojik ve bireysel olur.</p>
<p>Tarihin her devrinde, her coğrafyada insanlar karşılaştıkları problemleri kendilerine has yöntemlerle iyi veya kötü çözmüşlerdir. Problemler ve insanlarda onu çözme gücü olmasa, insan uygarlığı olmazdı. İnsan topluluklarının karşılaştıkları problemleri çözme biçimlerine &#8220;kültür&#8221; denmiştir. İnsanlar bazen problemi kendi metodlarıyla çözmeye çalışırken, bazen de başka toplum ve insanların çözüm biçimlerini benimseyip uygulamaya başlamışlardır. Bu nedenle, bütün insan toplumları arasında bir kültür yayılması ve buna bağlı olarak bir kültür değişmesi her dönemde var olagelmiştir.</p>
<p>İnsanlar arasındaki cinsel ilişkiler ve çocukların büyütülme ve yetiştirilmesi, çok değişik aile çözümlerinin bulunmasına neden olmuştur. Güvenlik sağlama, çeşitli şekillerde &#8220;devlet&#8221; denilen organizasyonla sağlanmıştır. Motorlu taşıtların artması ve şehirlerin kalabalıklaşması otoyolların ve trafik kurallarının uygulanması ile çözümlenmiştir. Şehirlerde çok sayıda insan birikince, tek katlı evler yerine çok katlı gökdelenler yapılmıştır v.s.</p>
<p>İnsan, hayatta karşılaşacağı problemleri soğukkanlı olarak karşılamalı; azim ve cesaretle, bilimsel metod ve teknikler kullanarak onları çözmeye çalışmalıdır. Bu nedenle okullarda, hemen her dersteki konular, problem çözme metoduna uygun olarak, problem çöze çöze anlatılmalı; öğrencilere problem çözme metod ve teknikleri öğretilmelidir.</p>
<p>Problem çözme metodu ile öğretim yaklaşımı, aslında bilimsel araştırma metodlarını işaret etmektedir. Burada John Dewey&#8217;nin &#8220;yapıcı ve yaratıcı düşünce&#8221; modeline göre, problem çözmede şu ana aşamalar esas olmalıdır.</p>
<p>Öğrenci, tabiattaki ve sosyal hayattaki problemleri algılayabilmelidir. Problemlerin farkına varmayan kişinin onun üzerinde düşünmesi ve çözümler üretmesi mümkün değildir. Öğrenciye, problemleri buldurma alıştırmaları yaptırmalıdır. Meselâ, trafikteki problemler, çevre kirlenmesi problemleri, öğrencilerin okuldaki problemleri, gençlik problemleri v.s. üzerinde sık sık taramalar yaptırılmalıdır.</p>
<p>Ortaya konan problemi bütün boyutları ile anlamaya çalışma. Öğrenci gerek teorik olarak kitaplardan ve kaynak kişilerden gerekse gözlem olarak çevreden, problem hakkında bilgi toplamalıdır. Problemi iyice anlamadan, sınırlandırma ve tanımlamasını yapmadan onun üzerinde çözüm üretemeyiz.</p>
<p>Sorun anlaşılıp tanımlandıktan sonra, problemi doğuran faktörler bulunmaya çalışılır. Problem neden kaynaklanmaktadır, hangi nedenler problemi ne kadar etkilemektedir? Bu konuda çeşitli hipotezler geliştirilir.</p>
<p>Bu hipotezlerin doğruluğu bilimsel araştırma yöntemleri ile test edilir. Problemin kaynağı olan faktörler tespit edildikten sonra, problemi çözebilecek bazı öneriler (çözüm yolları) geliştirilir. Bunların problemi ne kadar çözdüğü gene bilimsel tekniklerle ölçülmeye çalışılır. Bunun için, çözüm değişik örnek ve durumlar içinde yeniden değerlendirilir.</p>
<p>Öğretmenler, problem çözümünde yazılı kaynaklardan ve kaynak kişilerden yararlanma aşamalarını öğrenciye öğretirken, çözümü mutlaka buralarda aramamaları gerektiğini de öğretmelidirler. Çünkü her problemin kendisine has yönleri vardır. Bir yerdeki veya eski dönemlerdeki hazır reçetelerin, bu problemin çözümünde uygulanamayacağı veya tam uyumlu olmayacağı iyi anlatılmalıdır. Her problem kendi zamanı ve kendi şartları içinde ele alınmalıdır.</p>
<p>Problem çözme metodunun sakınca ve sınırlılıkları</p>
<p>a) Öğrenciler, bazı problemleri algılayacak veya doğru algılayacak olgunluğa erişememiş veya o tür şartlar içinde yaşamıyor olabilirler.</p>
<p>b) Problemin çözümü için gerekli kaynaklar ve araç-gereç bulunmayabilir. Öğrencilere maddî bir takım külfetler yükleyebilir.</p>
<p>c) Problemin çözümü için çok zaman ve emek gerekebilir ve elde edilen sonuç bunlara değmeyebilir.</p>
<p>d) Tabiat ve fen bilgisi derslerinde kolay uygulanmasına rağmen, bazı derslerde uygulanması mümkün olmayabilir. Eğer doğru uygulanmazsa, çok ters sonuçlar verebilir.</p>
<p>e) Bu metodda, öğrenmenin değerlendirilmesi zordur.</p>
<p>Problem çözme metodunun faydaları</p>
<p>a) Öğrenciler, ilerde karşılaşacakları problemleri, bilimsel metodla nasıl çözümleyebileceklerini öğrenirler. Problemleri nasıl algılayıp, onlar üzerinde nasıl düşüneceklerini (akıl yürütmeyi, en isabetli kararı seçmeyi, sebep-sonuç ilişkilerini düşünmeyi) bir alışkanlık olarak kazandırır. Öğrencileri, &#8220;zan&#8221;larıyla değil bilgileriyle hareket ettirmeye alıştırır.</p>
<p>b) Öğrenciler ders kitaplarının dışındaki yazılı kaynaklara ve kaynak kişilere ulaşmayı öğrenirler. Çok çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgilerin doğruluğu, karşılaştırma yöntemi ile bulunmaya çalışılır.</p>
<p>c) Öğrenmeye karşı ilgi ve istek uyandırır. Öğrenci eğer iyi çalışır ve sağlam bilgilere ulaşırsa, cesaretle bir takım önerilerde bulunur, hipotezler geliştirir.</p>
<p>d) Öğrenci bir grup çalışmasına hazır hale gelir; yardımlaşma ve başkalarının görüşlerinden faydalanmayı öğrenir.</p>
<p>e) Öğrencinin aktif olarak katıldığı, bilgi ve duygusal öğrenmenin bir arada olduğu bir öğretim metodudur.</p>
<p>f) Öğrencilere kendine güven ve sorumluluk kazandırır. Öğrenciler plânlı ve düzenli çalışmaya alışırlar.</p>
<p>g) İnsan, başarıları kadar hataları üzerinde de yükselmeyi öğrenmelidir. Öğrenci nerelerde hata yaptığını anlamalı ve onu bir daha yapmamayı bu metod içinde sık sık öğrenecektir.</p>
<p>Problem çözme metodunun iyi kullanımı için neler yapmalıdır</p>
<p>a) Önce, öğrencilerin bir takım bireysel, toplumsal ve bilimsel problemler karşısında duyarlı olmaları sağlanmalıdır. Bunun için öğrencilerin kendilerinin, ailelerinin, yakından uzağa toplumum çeşitli kesimlerinin problemleri karşısında heyecanlanmaları, bunları bütün boyutlarıyla algılamaları, bunlar üzerinde düşünmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p>b) Problemin farkına varan öğrenci bunu bilimsel metodlarla çözebilmek için nasıl sınırlayacağını ve tanımlayacağını öğrenmelidir.</p>
<p>c) Problem tanımlandıktan sonra yazılı kaynaklardan ve kaynak kişilerden bilgi toplanmalı, çözüm için uygun araç-gereçler hazırlanmalıdır.</p>
<p>d) Öğretmen baştan sona öğrenciye rehberlik etmeli, sıkıştırğı her noktada ona gerekli yerdımları sunabilmelidir.</p>
<p>Problem çözme metodunda kullanılan teknikler:</p>
<p>a) Sınama-yanılma: En çok başvurulan tekniklerden biridir. Eğer bilgi ve tecrübe eksikse, yeterli araştırma ve inceleme vakti yoksa, problem iyi tanımlanmamış, sınırlanmamış veya üzerinde fazla düşünülmemişse, bu teknikle çözülmeye çalışılır. Eğitsel değeri yoktur. Ancak, eğer bir probleme sınama-yanılma yoluyla çözüm aranacaksa, mümkün çözümler arasından en isabetlisini seçme yolu da öğretilmelidir.</p>
<p>b) Tümevarım: Adeta keşfetme yoluyla öğretimin metodudur. Tabiattaki birçok varlıklar ve olaylar dikkatli bir şekilde gözlemlenir. Bunlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar bulunur. Daha sonra benzerliklerden, &#8220;soyutlama&#8221; veya &#8220;genelleme&#8221; denilen tekniklerle genel kurala veya yasaya ulaşılır. Bunun için önce benzer olayları sistemli bir şekilde gözlem yolu öğretilmelidir. Sistemli gözlem sonuçları analiz ve sentez yoluyla yeni işlemlerden geçirilir. Bu işlemler sonucu, olaylar veya varlıklar arasındaki genel yasayı ortaya çıkartır. Çocuklara, hazır bilgiler vermek yerine bu şekilde keşfettirme çok daha doğru olacaktır. Hayat Bilgisi, Fen Bilgisi, Geometri, Dil Bilgisi gibi derslerde tümevarım metodu sıkça kullanılmaktadır. İlköğretim safhasında soyut kavramlar hazır olarak verilmeden önce, çocuklara uzun uzun örnekler vererek o kavrama ulaştırmak gerekir. Matematik, geometri, fizik, kimya, bir takım yüksek manevî kavramlar ancak bu yöntemle rahat öğretilebilir. Bugüne kadarki bilimsel bilgilerin çoğuna tümevarım tekniği ile ulaşılmıştır.</p>
<p>c) Tümdengelim: Tümevarım tekniğinin tersidir. Daha önceden ulaşılmış bazı genel yasalar veya kurallar, formüller çocuğa verilir ve bunu birçok tekil olaya uyugulaması istenir. Herhangi bir olayın genel yasaya uygunluğu zihinsel olarak kontrol edilir. Öğretimde tümdengelim tekniği mümkün olduğunca geç kullanılmalıdır. Çünkü bu teknik tamamen soyut kavramlardan ve bilimsel yasa ve formüllerden hareket eder. Meselâ, üçgenin içaılarının toplamının 180 derece olması kuralı genel bir kuraldır ve bütün üçgenleri kapsar. Bunun temeli olarak önce çocuğun kafasında soyut üçgen kavramını ve değişik açı kavramlarını yerleştirmelidir.</p>
<p>Benzer bilimsel araştırma tekniklerinden yararlanma: Dünyanın değişik yerlerinde binlerce bilim adamı değişik nesneler ve olguları bilimsel yönyemlerle inceliyorlar. Biz de yakın çevremizde bilimsel araştırmalar yaparken, daha önce bu alanda benzer bilimsel araştırmalar yapılıp yapılmadığını, yapıldı ise hangi teknikler kullanıldığını ve ne gibi sonuçlara ulaşıldığını bilmeliyiz. Eğitimde genellikle daha önce yapılmış deney ve araştırmalar özetlenir ve kısaca sınıf huzurunda da yapılmaya çalışılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/problem-cozme-metodu.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Platoon Plân (Küme Modeli)</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/platoon-plan-kume-modeli.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/platoon-plan-kume-modeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:58:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1111</guid>
		<description><![CDATA[Amerika&#8217;nın Chicago kenti civarındaki Gary kasabasında uygulandığı için &#8220;Gary Plânı&#8221; da denir.
Okul, öğretim işini gerçekleştirmek için kurulmuş sınıf, laboratuvar, kütüphane, atelye, spor salonu gibi unsurlardan meydana gelen bir organizasyondur. Dersler de uzman öğretmenler tarafından verilir.
Ama öğretim bir bütündür; dolayısıyla bütün okul faaliyetleri birbiriyle uyumlu olmalı, birbirini tamamlamalıdır. Çalışma saatleri içinde okulun bütün öğretim alanları çalışır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika&#8217;nın Chicago kenti civarındaki Gary kasabasında uygulandığı için &#8220;Gary Plânı&#8221; da denir.</p>
<p>Okul, öğretim işini gerçekleştirmek için kurulmuş sınıf, laboratuvar, kütüphane, atelye, spor salonu gibi unsurlardan meydana gelen bir organizasyondur. Dersler de uzman öğretmenler tarafından verilir.</p>
<p>Ama öğretim bir bütündür; dolayısıyla bütün okul faaliyetleri birbiriyle uyumlu olmalı, birbirini tamamlamalıdır. Çalışma saatleri içinde okulun bütün öğretim alanları çalışır vaziyette olmalı, öğrenciler kümelere ayrılmalı, bir küme atelyede çalışırken diğer küme spor salonunda, bir başkası laboratuvarda çalışmalıdır.</p>
<p>Sadece öğrenciler değil, dersler de kümelere ayrılmıştır: Temel dersler (okuma ve yazma, matematik, tarih, coğrafya), serbest etkinlikler (müzik, resim, edebiyat), toplumsal bilgiler (tarih, coğrafya, yurttaşlık, tabiat bilgisi), meslek etkinlikleri (aile bilgisi, el işleri, çeşitli sanatlar) ve sağlık etkinlikleri (sağlık, beden eğitimi, yemek).</p>
<p>Bu modelin öğretim metodu, bir parça toplu öğretimi andırır. Çeşitli derslerin konuları birbiriyle koordine olarak gider. Besinler konusu geldiğinde edebiyatta, resimde, müzikte, coğrafyada v.s. bu konu ile ilgili veya bu konuyu destekleyecek bilgiler verilir.</p>
<p>Küme çalışmalarının dışında, okulun büyük toplantı salonunda öğretimin genel değerlendirmesi, dinlenme ve sergi çalışmaları yapılır. Burası aynı zamanda bir toplumsallaşma yeridir.</p>
<p>Bu plânda öğrenciler bilgiyi o işin uzmanı öğretmenlerden ve bu bilgi sistemi için hazırlanmış özel ortamlarda alırlar. Öte yandan küme çalışmaları daha büyük gruplarda da tartışılır ve değerlendirilir.</p>
<p>Platoon Plân, Avrupa&#8217;daki toplu öğretim sisteminin Amerika&#8217;daki biraz geliştirilmiş şekli gibidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/platoon-plan-kume-modeli.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Plân yapma</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/plan-yapma.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/plan-yapma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:58:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1109</guid>
		<description><![CDATA[Plân, bir faaliyette bulunurken güçlükle karşılaşmamak, faaliyete önceden vakıf olabilmek amacıyla yapılır. Eğitim, ekonomi, askerlik, fizik, kimya kısacası bütün alanlarda plân yapılmaktadır. Devletler de belli hedeflere ulaşmak, kalkınabilmek için plân yaparlar.
Plân kısa, orta ve uzun vadeli yapılabilir. Ülkemizin &#8220;Beş Yıllık Kalkınma Plânı&#8221; adı ile yapmış olduğu plânlarda beş yıl içinde gerçekleştirilecek yatırımlar plânlanmıştır.
Öğretim faaliyetlerinin de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Plân, bir faaliyette bulunurken güçlükle karşılaşmamak, faaliyete önceden vakıf olabilmek amacıyla yapılır. Eğitim, ekonomi, askerlik, fizik, kimya kısacası bütün alanlarda plân yapılmaktadır. Devletler de belli hedeflere ulaşmak, kalkınabilmek için plân yaparlar.</p>
<p>Plân kısa, orta ve uzun vadeli yapılabilir. Ülkemizin &#8220;Beş Yıllık Kalkınma Plânı&#8221; adı ile yapmış olduğu plânlarda beş yıl içinde gerçekleştirilecek yatırımlar plânlanmıştır.</p>
<p>Öğretim faaliyetlerinin de plânlı yürütülmesi esastır. Öğretim programlarında yer alan amaçların gerçekleştirilmesi için, plânlama gerekli görülmektedir. MEB&#8217;nın 1981 yılında yayınlamış olduğu &#8220;Eğitim-Öğretim Çalışmalarının Plânlı Yürütülmesine İlişkin Yönerge&#8221; gereğince, eğitim-öğretimde birlik ve bütünlüğü sağlamak, eğitimi, programda öngörülen amaçlara yöneltmek, çalışmaları etkili ve verimli hale getirmek üzere, MEB&#8217;na bağlı her derecedeki öğretim kurumlarında ve yurt dışında görevli öğretmenler, derslerine plânlı, programlı olarak yeterli hazırlıklarını yaparak gireceklerdir.</p>
<p>Türk eğitim sisteminde, üniversiteler hariç, tüm derece ve türdeki okullarda öğretimin plânlı yapılması bir zorunluluktur.</p>
<p>Plânlama üzerinde bilhassa ilkokullarda hassasiyetle durulmaktadır. Plânlama ilköğretimde, &#8220;İlköğretim Kurumları Yönetmeliği&#8221; ile, ortaöğretimde ise &#8220;Lise ve Ortaokullar Yönetmeliği&#8221; ile &#8220;mevzuat bağlayıcılığı&#8221; sıfatı kazanmakta ve kanunî bir zorunluluk olmaktadır.</p>
<p>Plânlamanın bu kanunî boyutu dışında ayrıca eğitim-öğretim faaliyetlerini kolaylaştıran bir de eğitsel boyutu vardır.</p>
<p>Eğitsel yönüyle plân; öğretmenin öğrencilerini eğitim kurumlarında belli sürede, belli hedeflere ulaştırabilmesi için yapacağı öğretim faaliyetlerine hazır olmalarını sağlayacaktır.</p>
<p>Öğretmenin, bir öğretim yılı boyunca yapacağı tüm faaliyetleri aklında tutması beklenemez. Plânlı çalışan öğretmen hangi faaliyeti, ne zaman ve nasıl yapacağını bilir ve kendini hazır hissetmenin verdiği bir rahatlıkla derslerini işler. Plân amaca kısa ve doğru yoldan ulaşmada en büyük etkendir.</p>
<p>Öğretmenlerin görevlerinden plânlama ile ilgili olanları aşağıdadır:</p>
<p>Öğretmenler, kendilerine verilen sınıf veya dersleri, programlarda belirtilen esaslara göre okutmak, bunlarla ilgili bütün uygulamaları ve deneyleri yapmak zorundadırlar.<br />
Sınıf veya branş öğretmenleri ders yılı başlamadan en az bir hafta önce toplanırlar. Bu toplantılarda, program esaslarına göre -bir nüshası okul müdürüne verilmek üzere- 2 nüsha halinde yıllık plân hazırlar ve müdüre onaylattırırlar.<br />
Öğrencilerine daha faydalı olabilmek için derslere hazırlıklı ve plânlı girerler.<br />
Öğrencilerle birlikte yaptıkları çevre incelemeleri ve gezilerle ilgili plânları hazırlar, okul müdürüne onaylatırlar. Daha sonra inceleme ve gezi raporlarını değerlendirir ve bunların birer nüshasını dosyada saklarlar.</p>
<p>Öğretim plânı, bir problem veya bir konu üzerinde öğrencilerin bireysel veya gruplar halinde bilgi, beceri, alışkanlık ve değerler kazanmalarını sağlamak amacıyla -yerine göre öğrencilerin de katılmasıyla- öğretmen tarafından hazırlanan bir çalışma kılavuzudur.</p>
<p>Plân, öğretmenin amaca ulaşmasında, zamanı tasarruflu kullanmasında ve yaptığı faaliyetlerden verim almasında yardımcıdır. Mükemmel bir plân öğretmenin müfredat programındaki esaslar çerçevesinde öğrencileriyle birlikte geliştirdiği plândır.</p>
<p>Ünite dergilerinin eki olarak verilen veya başka yollarla öğretmenlere intikal eden plânların harfiyen her okulda uygulanması mümkün değildir. Bu tür plânlar bir fikir edinmek açısından kaynak niteliğindedir. Çünkü öğretmen, çalıştığı yörenin ve öğrencilerin ihtiyaçlarını da plâna yansıtmalıdır. Hazır plânlarda bu tür özellikler gözardı edilmektedir.</p>
<p>Plânlı çalışmanın şu yararlarından söz edilebilir:</p>
<p>a) Öğretimin plânlaması; öğretmenin, eğitim-öğretimde neyi, niçin ve nasıl okutacağını düşünmesini sağlayarak verimi artırır.<br />
b) Konuların ne zaman ve ne kadar süre içinde işleneceğinin zaman sırasına göre düzenlenmesini, ayrıca, programların süresi içerisinde tamamlanmasını sağlar.<br />
c) Plânlı çalışma, öğretmen ve öğrencileri dağınıklıktan kurtarır, onlara güven kazandırır.<br />
d) Amaçları gerçekleştirecek en uygun yöntem, teknik, araç ve gereçlerin seçilmesini, derslere hazırlıklı girilmesini sağlar.<br />
e) Plânlama öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerine göre yetiştirilmesini sağlar.<br />
f) Plânlı çalışma eğitim öğretimin değerlendirilmesinin sağlam ve güvenilir olmasını sağlar.<br />
g) Öğretmen ve öğrencilere düzenli ve birlikte çalışma alışkanlığı kazandırır.<br />
h) Eğitim faaliyetlerinde düşünceye açıklık kazandırır.<br />
Plân, harfiyen uyulması gereken bir materyal olmayıp, gerektiğinde bulunduğu yere ve zamana göre değişebilmelidir.</p>
<p>İlkokul öğretmenleri elden geldiğince, plânı öğrencileri ile birlikte yapmalıdırlar. Plânın müşterek yapılması durumunda, öğrenciler öğrenecekleri konular hakkında önceden bilgi sahibi olur ve -en önemlisi- kendi katkılarıyla hazırlanmış olan bir öğrenme faaliyetine daha etkin olarak katılırlar.</p>
<p>Plânlar &#8220;Yıllık Plân&#8221;, &#8220;Ünite Plânı&#8221; ve &#8220;Günlük Plân&#8221; olmak üzere üç türdür. Günlük Plân içerisinde &#8220;Ders Plânı&#8221;, &#8220;Gezi-Gözlem Plânı&#8221; ve &#8220;Deney Plânı&#8221; yer alabilir.</p>
<p>Plânlar, &#8220;Zümre Öğretmenler Kurulu&#8221; toplantısında görüşülür. Bu toplantılarda yıllık, ünite ve günlük plânlar ile gezi, gözlem, deney ve inceleme plânları arasında birlik sağlanır.</p>
<p>Yıllık Plân: Öğretmenin bir öğretim yılı süresince ders vermekle yükümlü bulunduğu sınıflarda, program uyarınca belli üniteleri veya konuları hangi aylarda, yaklaşık olarak ne kadar zamanda işleyeceğini gösteren ve öğretmence hazırlanarak ders yılı başında okul yönetimine verilen çalışma plânına denir.</p>
<p>Yıllık plân, bir dizi özetlenmiş ünite plânından oluşur. Yıllık plân yapacak bir öğretmen, öncelikle kendi okutacağı sınıf veya dersin müfredatını bilmeli ve çevreyi iyi tanımalıdır. Müfredatta bulunan, ancak çevreye uymayan konular plâna dahil edilmemelidir. Plân sadece öğretmen ve öğrenciler tarafından yapılabilecek faaliyetleri içermelidir.</p>
<p>Yıllık plân ilkokul için yapılıyorsa bu plânda mihver ders(ler)in yanı sıra ifade ve beceri dersleri, kaynaklar, araç-gereçler, ünitelerin süresi, ünitelerde yapılacak gezi, gözlem ve deneyler yer almalıdır.</p>
<p>Branş derslerine giren öğretmenlerin de öğretim yılında kendi dersleriyle ilgili -o dersin yayınlanmış müfredatına uymak şartıyla- konuları, amaçları, derste kullanacağı araç ve gereçleri, gezi, gözlem ve deneyleri plânına yansıtması gereklidir.</p>
<p>Yıllık plân yapılırken ilkokullarda aynı sınıfı okutan öğretmenlerin, orta okul ve liselerde de aynı branşı okutan öğretmenlerin plânlama öncesinde fikir alışverişinde bulunmaları esastır.</p>
<p>Plânın uygulanabilmesi için okul müdürünce imzalanması gereklidir.</p>
<p>MEB&#8217;nın 1983 tarihli ve 260 sayılı genelgesine göre yıllık plânlar; ilkokul, ortaokul, lise ve dengi okullarda iki nüsha hazırlanmakta ve biri okul idaresine verilmektedir. Ancak uygulamada ilkokullarda yıllık plânın deftere yapılması, iki nüsha plân hazırlama zorunluluğunu kaldırmış gözükmektedir.</p>
<p>Ünite Plânı: Öğretmenin gözetimi ve denetimi altında, öğrencilere belirli bir süre içinde ve eğitimin amaçlarına uygun olarak bir takım bilgi beceri ve anlayışları kazandırmayı öngören, belli bir konu veya sorun çevresinde düzenlenmiş türlü etkinlikleri, öğrenme yaşantılarını ve değerlendirme çalışmalarını kapsayan ayrıntılı ders plânıdır.</p>
<p>Ünite plânı, içerik olarak yıllık plânla aynıdır. Yıllık plâna göre daha ayrıntılı yapılan ve yıllık plândaki bölümlere açıklık getiren bir plândır. Öğrencilerin neyi, niçin, hangi yollarla öğreneceklerini bilmeleri bakımından, ünite plânlarının öğrencilerle birlikte yapılması faydalıdır. İlkokul programı &#8220;ünite&#8221; esasına göre düzenlenmiştir. Orta öğretim kurumlarında ünite plânı yapılmaz.</p>
<p>Ünite plânı yaparken; ünite konusunun programda yer alması; ünite süresi ve amaçları; ünitenin hangi yol ve yöntemlerle işleneceği ve işlenişte kullanılacak başvuru kaynakları, araç ve gereçleri; gezi, gözlem ve incelemeler ile değerlendirmenin nasıl yapılacağının plâna dahil edilmesi gereklidir.</p>
<p>Ünite, Geştalt Psikolojisi&#8217;nin &#8220;öğrenmede bütünlük ilkesi&#8221;nin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Buna göre, öğrenme ortamında bir öğrencinin birbirinden ayrı ve ilgisiz parçaları öğrenmesinin çok zor olduğu, fakat birbiriyle ilgili olan ve bütün olanı algılamasının daha kolay olduğu bilinmektedir.</p>
<p>İşte öğretmen rehberliğinde öğrencilerle birlikte hazırlanan bir ünite plânı, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını da önemsediği için özel istidatların gelişmesine imkân verecek ve çocuğun zihnî, bedenî ve sosyal gelişimini sağlayacaktır. Çocuk, ünite çalışmalarına katkıda bulunurken, araştırdıkça zihnî yönden gelişecek, başka arkadaşları ile birlikte çalışırken de iletişim kurmayı öğrenecek, sosyalleşecektir. Konuların birbiriyle ilgili ve bütün olarak sunulması çocuk açısından öğrenmeyi kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Ünitelerin birbirine dayalı ve birbirini destskleyen konulardan oluşmasıyla konular arasındaki kopukluklar önlenecek ve öğrenme kademe kademe gerçekleşecektir.</p>
<p>Ünite işlenişinde küme çalışması, takrir soru-cevap, problem çözme, proje gibi birçok metot ve teknikten faydalanılabilir. Öğrencilerin bu aşamada okul ve çevresiyle yakın temas kurması sağlanır.</p>
<p>Yıllık plânda belirlenmiş olan ünite süresi, ünite plânı yapılırken değişebilir. Ünite plânında amaç ve konu ayrıntısı yapmak gereklidir.</p>
<p>Bir ünitenin işlenişinde öğretmen öğrencilerin izlemesi gerekli basamaklar vardır. Bu basamaklar şunlardır:</p>
<p>1. Hazırlık<br />
Öğretmenin hazırlığı<br />
Çocuklarla birlikte hazırlık<br />
2. Ünitenin öğrencilerle birlikte plânlaması<br />
3. Ünitenin işlenişi<br />
4. Ara değerlendirme<br />
5. Gerekli beceriler üzerinde pekiştirici çalışmalar<br />
6. Ünitenin işlenişine devam edilmesi<br />
7. Genel değerlendirme</p>
<p>Ünite plânı, yıllık plân gibi çizelge üzerine yapılabileceği (Şekil 2) gibi, içerik bozulmamak şartıyla, deftere de yapılabilir.</p>
<p>Günlük Plân: Bir veya birkaç ders saatinde işlenecek konunun ana çizgilerini, bu konuya ilişkin deneyleri, tartışma sorularını, ödevleri, uygulama çalışmalarını, ders araç ve gereçlerini içine alan ve önceden ilgili öğretmenlerce hazırlanan plândır.</p>
<p>Başka bir tarifle, günlük plân, ünite plânından faydalanarak öğretmen tarafından hazırlanan, bir günde yapılacak faaliyetlerin gösterildiği plândır. Branş öğretmenleri tarafından kendi branş dersi ile ilgili yapılan plân; sınıf öğretmenleri için ise bir günde vereceği farklı dersler ile ilgili yapılan plân &#8220;günlük plân&#8221;dır.</p>
<p>İyi bir günlük plânda; derslerin nerede ve ne kadar bir sürede işleneceği; konu amacına ulaşmada nasıl bir yol izleneceği ve kullanılacak araç-gereçleri; konuyla ilgili örnekleri; önceki öğrenmelerle yeni öğrenilecek konunun nasıl bağlanacağı gibi hususların bulunması gereklidir. Diğer plânlar gibi, günlük plân da değişikliğe açıktır.</p>
<p>Günlük plânın, derse başlamadan, plânlama için ayrılan sürede öğrencilerle birlikte yapılması esastır. Bazı durumlarda plânlamanın ders içerisine sarktığı da görülebilir. Bu durum o dersin akışını bozmamalı ve daha önce plânlanmış faaliyetleri geciktirmemelidir.</p>
<p>Günlük plânın değerlendirme safhasında, plânın yapıldığı günde öğrenilenler ile ertesi gün yapılacak faaliyetler üzerinde durulur. Fakat öğretimin değerlendirilmesi bir günlük bir iş olmayıp; günlük, haftalık, aylık değerlendirmeler yapılabileceği gibi; bir ünite işleniş esnasında ve sonunda, yarıyıl sonunda ve öğretim yılı sonunda da değerlendirmeler yapılmalıdır. Çünkü değerlendirme sürekli bir iştir ve o da plânlanmalıdır. Değerlendirme ile öğrencilerin sadece bilgi seviyeleri değil; görgü, beceri ve değer duyguları da ölçülmelidir.</p>
<p>Günlük plân yaparken hataya düşmemek için, öğretmenlerin şu hususlara dikkat etmeleri gereklidir:</p>
<p>Psikoloji, öğrencilerdeki bireysel farklılıklara dikkat çekmektedir. Öğretmen her çocuğun değişik ilgi, ihtiyaç ve kabiliyetleri olduğunu gözden kaçırmamalı, aynı davranış veya öğrenme durumunu her öğrenciden aynı şekilde istememeli ve plânını ona göre yapmalıdır.<br />
Plânı uygulayacağı gün kullanacağı araç-gereci önceden hazır etmeli, ulaşamayacağı araç-gereç ile ilgili plân yapmamalıdır.<br />
Okulun bulunduğu çevreyi ve öğrenci velilerini çok iyi tanımalı, plânda çevre ve velilerden yararlanmalıdır.<br />
Çevrede ve sınıfta lider olduğunu hissettirmeli, ancak yerine göre öğrencilerini ve çevresini de dinlemeli, onların fikirlerinden faydalanmalıdır.<br />
Konu amaç uyumunu sağlamalı ve davranış kazandırmada en uygun metotları kullanmalıdır.<br />
Öğrencileri araştırmaya sevk etme ve kendi kendine iş yapabilme yönünden geliştirecek tedbirler alıp plânlamalı, fakat öğrencilerin boyunu aşan ödevler vermemelidir (ilköğretim birinci devrede yazılı ödev verilemez).<br />
Zamanı çok iyi ayarlamalı, plânlamaya gereğinden fazla zaman ayırmamalıdır. Plânlanan öğretimi belli zamanda gerçekleştirmek hedeftir. Fiziki ortam, zekâ, yaş, sosyo-ekonomik durum gibi öğrenmeyi etkileyen faktörler her sınıfta her öğrenci için farklı farklıdır. Öğrenciler için öğrenmede farklı olmayan tek şey zamandır. Öğretmen zaman faktörünü çok iyi değerlendirecek bir plân yapmalı; neyi, nasıl ve ne kadar sürede vereceğini çok iyi plânlamalıdır.<br />
Plân uygulamasında elden geldiğince bütün öğrencilere fikir beyan etme hakkı vermelidir.<br />
Plânın aksayan ve uygulanamayan yönlerinin ne şekilde telafi edileceğini, aynı günlük plânın son kısmında belirtmelidir.<br />
Kaynak kitap, veya dergideki bir parçayı aynen yazdırmak gibi zamanı boşa harcatıcı faaliyetlerden kaçınmalıdır.<br />
Öğrencilere verilen her türlü araştırma ve ödevi mutlaka kontrol etmelidir.<br />
Plân öğrenci seviyesinin ne üstünde ne de altında olmamalıdır.<br />
Plân yaparken aşırı kuralcı olunmamalı ve kitaba bağlı kalınmamalı, plân esnek olmalıdır.<br />
Plân ne çok kısa ne de çok fazla ayrıntı içerecek kadar uzun olmamalı, öğretmen ve öğrencilere ipuçları verecek nitelikte olmalıdır.</p>
<p>Bir günlük plânda ders ve konu adları; konu amaç(lar)ı; süre; konunun ne tür yöntem veya tekniklerle işleneceği; hangi kaynak, araç ve gereçlerin kullanılacağı; -yapılacak ise- gezi, gözlem ve deney plânı (bunlara ait plân deftere veya ayrı bir forma yapılabilir) yer alır.</p>
<p>Günlük plânı deftere yapmak mümkün olduğu gibi, her gün ayrı bir dosya kağıdına yaparak dosyalamak da mümkündür.</p>
<p>Günlük plân en önemli konuların öğretilmesini kolaylaştırır, zamanı iyi değerlendirmeye yarar, öğretmenin yaptığı çalışmaları gösteren belge niteliği taşır ve derslerin birbiriyle ilişkilendirilmesini sağlar.</p>
<p>Günlük plân çizelge (Şekil 3) olarak yapılabileceği gibi aşağıdaki örneğe uygun deftere de yapılabilir.</p>
<p>Not: Bu plan sadece bir ders içindir. Günlük plan bir günde yapılacak dersler için düzenlenen bu planlardan oluşur.</p>
<p>Günlük plân ders plânlarının birleşririlmesinden oluşur. Şekil 3&#8242;te sadece bir dersin plânı yapılmıştır. Bir günde işlenecek her ders için bu plânlardan yapılır. Bir günlük plânda iki saat aynı ders işlenecek ise ve bu dersteki faaliyetler de aynı ise, süre birleştirilerek bir ders plânı yapılabilir.</p>
<p>Ayrıca günlük plân içerisinde &#8220;gezi plânı&#8221; ve &#8220;deney plânı&#8221; da yer alabilir, veya bunlar müstakil olarak yapılıp ilgili günlük plâna eklenir.</p>
<p>Ders gezileri plânlı öğretim faaliyetlerinden olup, öğrencinin bütün duyu organlarının katılımını sağladığı için kalıcı öğrenmeler sağlamada çok etkilidir. Bir gezi plânında (Şekil 4), gezinin hangi dersle ve konuyla ilgili yapıldığı, gezinin amacı, gezi konusu, gezi yeri, gezinin süresi, geziye kimlerin katılacağı, gezi gidiş-dönüşünde kullanılacak güzergah ve gezide alınacak tedbirler, gezi yerinde yapılacak faaliyetler ile gezi değerlendirmesi bulunur. Belediye sınırları içine yapılacak gezilerde okul müdürü izni yeterli olup; belediye sınırları ve il dışı gezilerde İl Onayı gereklidir.</p>
<p>Aynı şekilde gözlem ve deneyler de öğrencilere kalıcı öğrenme yaşantıları sunmada etkilidir. Deney için de &#8220;Deney plânı&#8221; yapmak esastır. Deney plânında (Şekil 5), deneyin hangi derste yapılacağı, deney konusu, deneyin amacı, süresi, deneyin nasıl yapılacağı, deneyin sonuçları ve değerlendirme bölümleri bulunmalıdır.</p>
<p>Eğitim Öğretim Çalışmalarının Plânlanması İle İlgili Ortak Hükümler:</p>
<p>a) Temel eğitim 1. kademe okulları (ilkokullar), &#8220;Eğitim Öğretim Çalışmalarının Plânlı Yürütülmesine İlişkin Yönerge&#8221;nin esaslarına uymakla beraber, plân ve program hazırlıklarını mevcut yönetmelikleri uyarınca sürdürürler.</p>
<p>b) Bakanlığa bağlı Temel Eğitim I. Kademe Okulları (ilkokullar) dışında kalan her tür ve düzeydeki diğer eğitim öğretim kurumları ile yurt dışındaki okullar &#8220;Eğitim Öğretim Çalışmalarının Plânlı Yürütülmesine İlişkin Yönerge&#8221;de öngörülen esasları uygular.</p>
<p>c) Yıllık plânlar yukarıdaki &#8220;b&#8221; maddesinin kapsamına giren kurumlarda, bu kurumların özelliklerine ve türlerine göre, bir öğretim yılı, yarıyıl veya belirli bir eğitim etkinliğinin süresini kapsayacak şekilde düzenlenir. Bu plânlar, öğretim programlarının özelliklerine ve sınıflara göre (Edebiyat, Fen Şubesi gibi) gerektiğinde ayrı ayrı hazırlanır.</p>
<p>d) Ünite plânları, kurumların öğretim programlarının ve derslerin özelliklerine göre hazırlanır.</p>
<p>e) Günlük plânlar, yukarıdaki &#8220;b)&#8221; maddesinin kapsamına giren kurumlarda, o gün işlenecek ders veya derslerle ilgili örnekte belirtilen içerik bilgilerini kapsayacak şekilde düzenlenir.</p>
<p>f) Yıllık plânlar, kurumların özelliklerine ve türlerine göre öğretim yılı, yarıyıl veya etkinliklerin başlamasından önce; ünite plânları, yıllık plâna bağlı olarak o ünitenin işlenmesine başlamadan önce; günlük plânlar ise derslere girilmeden önce hazırlanır.</p>
<p>g) Plânların hazırlanması sırasında, kurumların türlerine ve özelliklerine göre öğrencilerle birlikte çalışmaya olabildiğince özen gösterilir.</p>
<p>h) Yıllık plânlar ile gezi, uygulama, deney vb. Plânlar, okul müdürünün onayından sonra uygulamaya konur.</p>
<p>i) Her öğretmen ünite plânları ile günlük plânlarını, istenildiğinde, müdür veya denetleme yetkisi olanlara göstermekle yükümlüdür.</p>
<p>j) Okul müdürleri öğretmenlerin çalışmalarında &#8220;Eğitim Öğretim Çalışmalarının Plânlı Yürütülmesine İlişkin Yönerge&#8221; esaslarına uyup uymadıklarını denetlemekle yükümlüdür.</p>
<p>k) Yıllık plân hazırlanırken okulun yöneticileri ve zümre öğretmenleri yanında diğer ders öğretmenleri ile işbirliği yapılır. Böylece yazılı sınavlar ile gezi, gözlem, deney vb. etkinliklerin aynı gün ve saatlere toplanması veya çakışmaları önlenerek eğitim-öğretimde uyum ve bütünlük sağlanır.</p>
<p>l) Her öğretim yılı sonunda yıllık plânların okulun yöenticileri, zümre öğretmenleri ve diğer öğretmenlerin katılacağı bir toplantıda değerlendirilmesi yapılır.</p>
<p>m) Ders plânları, programları ve yapılan hazırlıklar müfettişlerin denetlemelerinde aranır ve değerlendirmeye konur.</p>
<p>Teftiş Sürecinde Plânların Değerlendirilmesi ve Önemi</p>
<p>Teftiş, bütün devlet dairelerindeki görevlilerin kanun ve nizamname hükümlerine göre, vazifelerini ifa edip etmediklerini, ayrı hareket ederek memuriyet vazifelerini yerine getirmede ihmal ve dikkatsizlik gösterip göstermediklerini, suistimal yapıp yapmadıklarını tespit ederek, haklarında gereken yasal işlemlerin yürütülmesi için devlet dairelerinin teşkilât kanunlarına göre tayin edilmiş müfettişler, murakıplar veya bu işle görevlendirilmiş memurlar vasıtasıyla yapılan murakabedir.</p>
<p>Kurum çalışmalarının sürekli olarak gözetim ve denetim altında tutulması, kaynakların kullanılması durumlarının belirlenmesi zorunludur. Bundan da önemlisi, ürün ve verimliliğin yakından izlenmesi ve sürekli olarak artışını sağlayacak önlemlerin alınması gerekliliğidir. Bu açıdan bakıldığında denetim, kurumlar için hayati bir önem taşır.</p>
<p>Teftişin amacı kamu yararlarını korumadır. Okul ve kurumların da kamu kuruluşu olması teftişi önemli hale getirmiştir. MEB&#8217;nda teftiş; ilköğretim okulları için ilköğretim müfettişleri, ortaöğretim kurumları için bakanlık müfettişleri tarafından yapılmaktadır.</p>
<p>Plânlama, ilköğretim müfettişleri tarafından da &#8220;Normal teftiş&#8221; sürecinde değerlendirilir.</p>
<p>Normal teftiş, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından plânlanan teftiş türü olup; müfettişler, önceden belirlenen tarihlerde bu plâna uygun olarak okul ve kurumları ziyaret ederek eğitim-öğretim sürecini değerlendirirler.</p>
<p>&#8220;MEB İlköğretim Kurumları Rehberlik ve Teftiş Yönergesi&#8221; ilköğretim okullarında yapılacak teftişlerde göz önüne alınacak durumlarla ilgili yeterince açıklama yapmaktadır. İlköğretim Müfettişlerinin teftişlerde plânlarla ilgili olarak aşağıdaki faaliyetleri değerlendirdikleri görülmektedir.</p>
<p>Öğretmenler uyguladıkları öğretim metotlarında, plânlarla tutarlı mıdır?<br />
Öğretmen plânları dersin ve konunun amaçlarına uygun mudur?<br />
Öğretmenler öğrenci başarısını değerlendirirken plânlamanın her aşamasında bilimsel yöntemlere başvurmakta mıdır?<br />
Öğretmenlerin eğitim-öğretim faaliyetlerinde yeterince gezi, gözlem, inceleme ve deney yaptıkları gözlenmekte midir?<br />
Öğretmen derse hazırlık, plânlama ve uygulamalara yeterince zaman ayırmakta mıdır?<br />
Öğretmenlerin derslerin işlenişindeki konulara uygun metot ve teknikleri kullanmadaki başarıları olumlu mudur?<br />
Öğretmenler velilerle irtibata geçmede ve çevreyi tanıyıp çevre imkânlarından eğitim-öğretimde faydalanmada başarılı mıdır?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/plan-yapma.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Örnek olay incelemesi metodu</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ornek-olay-incelemesi-metodu.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ornek-olay-incelemesi-metodu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:58:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1107</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda hemen bütün öğretim kademelerinde, ama özellikle öğretimin seviyesi arttıkça daha çok kullanılan bir metod olmaktadır. &#8220;Case-work&#8221;, &#8220;case-study&#8221;, &#8220;case-method&#8221; da denilen bu metod, sık sık simülasyon oyunu, karar veya plan oyunu gibi teknikleri kullandığı için, bu tekniklerin adı ile de anılmaktadır.
Örnek olaylar görsel, yazılı birçok kaynaktan derlenebilir. Öğrenciler veya öğretmen, bir trafik kazasını, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda hemen bütün öğretim kademelerinde, ama özellikle öğretimin seviyesi arttıkça daha çok kullanılan bir metod olmaktadır. &#8220;Case-work&#8221;, &#8220;case-study&#8221;, &#8220;case-method&#8221; da denilen bu metod, sık sık simülasyon oyunu, karar veya plan oyunu gibi teknikleri kullandığı için, bu tekniklerin adı ile de anılmaktadır.</p>
<p>Örnek olaylar görsel, yazılı birçok kaynaktan derlenebilir. Öğrenciler veya öğretmen, bir trafik kazasını, bir çevre sorununu, bir spor kavgasını veya dostluğunu, tıbbî veya hukukî bir olayı sözel olarak veya resim, film gibi tekniklerle sınıfa getirirler. Kısa bir sunumdan sonra öğrenciler bu konu hakkındaki fikirlerini, yani olayın nedenlerini, gelişimini ve mümkün sonuçlarını ortaya koyup tartışırlar. Seçilen olay iyi bir olay ise bunun geliştirilip yaygınlaştırılması yolları, kötü bir olay ise bunun engellenmesi ve düzeltilmesi yolları hep beraber ortaya konmaya çalışılır.</p>
<p>Hemen her alanda rahatlıkla uygulanabilecek ve verimli öğretim sonuçları alınabilecek bir metoddur. Öğrenciler burada problem çözme tekniklerini, işbirliği içinde öğrenme, rol oynama gibi teknikleri de rahatlıkla kullanabilirler.</p>
<p>Örnek olay incelemesi metodunu kullanmanın faydaları</p>
<p>Hayata en yakın öğretim metodlarından biridir. Günlük hayattaki birçok olay etrafındaki sosyal, kültürel ve bilimsel eğitim-öğretim bu metod yardımıyla kolaylıkla yapılabilir.</p>
<p>Öğrencilerin hepsi bir konuda veya olay üzerinde yoğun bir zihinsel çaba gösterirler; bilgi ve tecrübelerini burada uygulamaya koymaya çalışırlar. Soyut düşünceler burada pratiğe, uygulamaya dönüştürülebilir.</p>
<p>Bağımsız düşünme, orijinal fikir üretme ve bunu ortaya koyma ve tartışma özellikleri gelişir.</p>
<p>Öğrenciler, sorunları tartışarak çözme yeteneği geliştirirler.</p>
<p>Örnek olay incelemesi metodunun olumsuz yönleri</p>
<p>Eğer örnek olaylar iyi seçilmez veya iyi ortaya konmaz ise, olaydaki çatışma ve tartışmalar sınıfa da aktarılabilir. Olaylar öğrenci seviyesine uygun seçilmez ise (meselâ ilkokulda AIDS veya karmaşık bir ticarî mahkeme gibi), öğrenciler sağlıklı fikir üretemezler ve tartışamazlar.</p>
<p>Öğrenciler yeterli bilgi ve tecrübelere sahip değil iseler katılım az olabilir ve değişik fikirler ortaya konamaz.</p>
<p>Örnek olay incelemesinin iyi uygulanabilmesi için dikkat edilecek hususlar</p>
<p>Olaylar iyi seçilmeli, olay içinde sınıfı korkutacak dahşet sahneleri, tiksindirecek, ahlâkî değerlerini zedeleyecek unsurlar ayıklanmalıdır.</p>
<p>Pedagojik olarak tartışılabilecek ve eğitsel sonuçlar çıkarılabilecek olaylar seçilmelidir. Seçilen olayların öğrencilerin seviyesine uygun olması sağlanmalıdır.</p>
<p>Örnek olay mümkünse film olarak, veya resim, ses kaydı vs. olarak sınıfa getirilmelidir. Olayın doğru aktarılması hususunda şüphe olmamalıdır.</p>
<p>Olay güncel olmalı, sınıfın düşünme ve tartışmaya katılma güdülerini arttırmalıdır.</p>
<p>Öğretmen olay üzerindeki mümkün tartışmaları önceden düşünebilmeli, gerektiği yerde konunun dağıtılmasını engelleyerek, gerektiğinde tartışmaları yumuşatarak konunun eğitsel değerini her zaman yüksek tutmalıdır.</p>
<p>Zamandan tasarruf etmek için benzer olayların başka yerlerdeki gelişimleri ve çözüm yolları üzerinde ön bilgiler hazır tutulmalıdır. Bunun için herektiğinde öğretmen ve bir grup öğrenci, olay üzerinde iyi bir ön araştırma yapmalıdırlar.</p>
<p>Örnek olay üzerine ortaya konan fikirlerin uygulanma biçimleri de iyi tartışılmalı ve izlenmelidir (Meselâ trafik kurallarına uyma, hayvanlara eziyet etmeme, çevre sorunların karşı duyarlı olma gibi).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ornek-olay-incelemesi-metodu.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretmenliğin Altın Kuralları</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretmenligin-altin-kurallari.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretmenligin-altin-kurallari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:57:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1105</guid>
		<description><![CDATA[1-İlk başta öğretmen mesleğini sevmelidir. Bununla birlikte mesleğini çok iyi bilmeli ve alanında söz sahibi olmalıdır.
2-Derslerin iyi bir şekilde işlenmesi, öğretmenin kendisini öğrencilere sevdirmesi açısından çok önemlidir. Ders yılına nasıl başlarsak öyle gider. Bu bakımdan sınıf içindeki hal ve hareketlerimizi çok iyi ayarlamalı ve öğrencilerle olan ilişkilerimizde araya belli bir mesafe koymalıyız.
3-Öğretmen önce dersin amacını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1-İlk başta öğretmen mesleğini sevmelidir. Bununla birlikte mesleğini çok iyi bilmeli ve alanında söz sahibi olmalıdır.</p>
<p>2-Derslerin iyi bir şekilde işlenmesi, öğretmenin kendisini öğrencilere sevdirmesi açısından çok önemlidir. Ders yılına nasıl başlarsak öyle gider. Bu bakımdan sınıf içindeki hal ve hareketlerimizi çok iyi ayarlamalı ve öğrencilerle olan ilişkilerimizde araya belli bir mesafe koymalıyız.</p>
<p>3-Öğretmen önce dersin amacını ve önemini kavratmakla işe başlamalıdır. Öğrenci dersi öğrenmesi gerektiğine inanmalı. Çünkü insanın tabiatında men edildikleri ve ikna oldukları şeylere karşı bir meyil ve istek vardır. Bu bakımdan öğretmen mevzuları akla mantığa uygun gerekçe ve ölçüleriyle anlatmalıdır.</p>
<p>4-Öğretmen konuşurken usandırmamalıdır. Öğrenciye vermek istediklerini, az konuşarak fakat öz ve kapsamlı bir şekilde vermelidir. Lafı çok uzatarak öğrenciyi sıkmamalıdır.</p>
<p>5-Öğretmen, konuları öğrencilerin kabiliyet, karakter ve anlayış seviyelerine göre anlatmalı ve ona göre ilgi göstermelidir. Aksi halde öğrenciler “dersi anlamıyoruz” diye hem öğretmene hem de derse karşı tavır alabilir. Ayrıca öğretmen, önemli konuların üzerinde hassasiyetle durmalı, gerekli yerlerde tekrarlar yapmalıdır.</p>
<p>6-Öğretmen, geçen dersin genel bir tekrarını yapıp dikkatleri topladıktan sonra diğer konulara geçmelidir. Aksi halde öğrenciler derse tam motive olamadıklarından dolayı ilgisiz ve isteksiz olabilirler.</p>
<p>7-Eğer öğrencilerin dikkatleri dağılmış başka şeylerle meşgul oluyorlarsa öğrencilerde derse karşı aşk ve şevk uyandırmak gerekir. Böyle durumlarda derse biraz ara verilmelidir. Sınıfın genel durumuna göre toplumda sevilen insanlardan örnekler verilerek veya kısa fıkralar anlatarak öğrencilerin dikkatleri toplandıktan sonra derse devam edilmelidir. Tabiki burada zaman ve ölçüyü iyi ayarlamak öğretmene düşüyor.</p>
<p>8-Öğretmen derste gerektiği yerde espri yapmasını da bilmelidir. Ancak espri yapılırken ölçü kaçırılmamalıdır. Burada esprinin yeri yemekteki tuz gibi olmalıdır.</p>
<p>9-Eğer mümkünse dersler öğrencilerin bizzat aktif katılımlarıyla işlenmeli ve uygulamaya yönelik konulara ağırlık verilmelidir. Çünkü bu tür konular öğrenciler tarafından istenerek yapılmakta ve daha kalıcı olmaktadır. (soru-cevap, münazara, deney v.b)</p>
<p>10-Öğrencilere sert davranmak çok sakıncalıdır. Öyleyse öğretmen öğrencilerle münasebetini çok iyi ayarlamalı, olur olmaz şekilde kızmamalıdır. Bilhassa herkesin ortasında öğrencilerin onur ve izzetlerini rencide etmemeye azami gayret göstermelidir.</p>
<p>11-Öğretmen öğrencilere son derece sevgi, şefkat ve merhamet dolu bir alaka göstermeli, hal ve hatırlarını sormalı, dersleriyle ilgilenmeli ve onların maddi, manevi dertleriyle meşgul olmalıdır ki öğrenciler hocalarını sevsinler, öğütlerini tutup ona itaat etsinler.</p>
<p>12-Öğrenciler genelde sevdikleri şahısları örnek alırlar ve onlar gibi olmak isterler. Bu bakımdan öğretmen başkalarının yanında kendini arkadaşlarıyla hafif düşürecek gayri ciddi söz ve davranışlardan kaçınmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretmenligin-altin-kurallari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretmenin Görev Ve Sorumlulukları</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretmenin-gorev-ve-sorumluluklari.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretmenin-gorev-ve-sorumluluklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:57:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1103</guid>
		<description><![CDATA[657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen ;
Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar. Devlet memurları bu hususu &#8220;Asli Devlet Memurluğuna&#8221; atandıktan sonra en geç bir ay içinde kurumlarınca düzenlenecek merasimle yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirtirler ve özlük dosyalarına konulacak aşağıdaki &#8220;Yemin Belgesi&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen ;<br />
Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar. Devlet memurları bu hususu &#8220;Asli Devlet Memurluğuna&#8221; atandıktan sonra en geç bir ay içinde kurumlarınca düzenlenecek merasimle yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirtirler ve özlük dosyalarına konulacak aşağıdaki &#8220;Yemin Belgesi&#8221; ni imzalayarak göreve başlarlar.<br />
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik, bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.<br />
Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar.<br />
Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler,<br />
Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışları ile göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır.<br />
Devlet memurlarından sürekli veya geçici görevle veya yetişme, inceleme ve araştırma için yabancı memleketlerde bulunanlar Devlet itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunamazlar.<br />
Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.<br />
Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.<br />
Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez ve borç alamaz.<br />
Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.<br />
Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.<br />
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.<br />
Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.<br />
Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.<br />
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.<br />
Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.<br />
Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki değerli kağıtların ilgili personel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.<br />
12 nci maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Başbakanlıkça düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.<br />
Devlet memurları, kendileriyle, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında, özel kanunda yazılı hükümler uyarınca, mal bildirimi verirler. Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir.<br />
Askeri hizmet ile ilgili bilgiler özel kanunların yetkili, kıldığı personel dışın da hiç bir kimse tarafından açıklanamaz.<br />
Resmi belge, araç ve gereçlerin yetki verilen mahaller dışına çıkarılmaması ve iadesi:<br />
Devlet memurları görevleri ile ilgili resmi belge araç ve gereçleri, yetki verilen mahaller dışına çıkaramazlar, hususi işlerinde kullanamazlar.<br />
Devlet memurları görevleri icabı kendilerine teslim edilen resmi belge, araç ve gereçleri görevleri sona erdiği zaman iade etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk memurun mirasçılarına da şamildir.</p>
<p>İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde belirtilen ;<br />
İlköğretim okullarında, derslerin sınıf veya branş öğretmenleri tarafından okutulması esastır.<br />
Öğretmenler, kendilerine verilen sınıf veya dersleri, programda belirtilen esaslara göre okutmak, bunlarla ilgili uygulama ve deneyleri yapmak, ders dışında okulun eğitim-öğretim ve yönetim işlerine etkin bir biçimde katılmak ve bu konularda okul müdürünün vereceği görevlerle kanun, yönetmelik ve emirlerde belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdürler.<br />
Sınıf öğretmenleri, okuttukları sınıfı bir üst sınıfta da okutabilirler. Herhangi bir sınıfta üstün başarı gösteren öğretmenler, istekleri halinde aynı sınıfı okutmaya devam edebilirler.<br />
Özel bilgi beceri ve yetenek isteyen Beden Eğitimi, Müzik, Resim-İş ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri, yeter sayıda branş öğretmeni bulunmaması durumunda hizmet içi eğitim kurslarında yetiştirilen sınıf öğretmenleri tarafından okutulabilir.<br />
Hizmet içi eğitim, kurslarında yetiştirilen öğretmen bulunmaması durumunda, Beden Eğitimi, Müzik, Resim-İş ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri, bu alanlarda kendini yetiştirmiş olduğu okul yönetimince kabul edilen öğretmenler arasında karşılıklı değiştirilerek okutulabilir.<br />
Beden Eğitimi, Müzik, Resim-İş ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinden maaş karşılığı dersini dolduramayanlara branşlarındaki bu dersler, maaş karşılığı dersini dolduramayan diğer branş öğretmenlerine ise 4 üncü ve 5 inci sınıflarda branşları ile ilgili dersler verilebilir.<br />
Derslerine branş öğretmeni giren sınıf öğretmeni de bu ders saatlerinde okul yönetimince verilen görevleri yapar.</p>
<p>Yazılı Emirlerin Okunması<br />
Öğretmenler, Tebliğler Dergisi&#8217;ni genelgeleri, emirleri okur ve imzalar.</p>
<p>Özür Bildirme<br />
Okulun açılma tarihinde ve ders yılı içinde hastalık veya önemli bir özrü nedeni ile görevine gelemeyenler, özürlerini iki gün içinde haber vermek ve yedi gün içinde belgelendirmek zorundadırlar.</p>
<p>İzin Alma<br />
Öğretmenler, kanunlarını genel hükümlerine uygun olarak yaz ve dinlenme tatilleri dışında, görev yerinden ayrılmak için izin alırlar . Yarıyıl ve yaz tatiline ayrılırken adreslerini okul yönetimine bırakırlar.</p>
<p>Ek Görev Verilmesi<br />
Öğretmenler, eğitim ve öğretim görevlerinden başka bir görev alamazlar, ancak kendi okulundan başka bir okulda mülkî amirin onayıyla ek görev alabilirler.</p>
<p>Toplantıya Katılma<br />
Öğretmenler, komisyon üyesi ve gözcü olarak görevlendirildikleri sınav komisyonlarında, okulda yapılan her türlü resmî toplantılar ve mahallî kurtuluş günleri ile millî bayramlarda bulunmak zorundadırlar. Görevlendirme ve toplantılar bir yazı ile kendilerine duyurulur.</p>
<p>Araç Kullanma<br />
Öğretmenler dersleri ile ilgili araç ve gereçleri, laboratuar ve işliklerdeki eşyayı , okul kitaplığındaki kitapları korur ve iyi kullanılmasını sağlarlar- Okulda aynı dersi okutan birden fazla öğretmen varsa laboratuar, işlik ve araçlardan yararlanma içleri bir plana bağlanır.</p>
<p>Nöbetçi Öğretmenlik<br />
Öğretmenler, okulun bina ve tesisleri ve öğrenci mevcudu, yatılı gündüzlü normal veya ikili öğretim gibi durumları göz önünde bulundurarak okul müdürü tarafından düzenlenen nöbet çizelgesine göre normal öğretim yapan okullarda gün süresince, ikili öğretim yapan okullarda ise kendi devresinde nöbet tutarlar. Öğretmen birden fazla okulda derse giriyorsa maaşını aldığı okulda, maaş aldığı okulda hiç dersi yoksa en çok dersinin bulunduğu okulda nöbet tutar. Hizmet süreleri bayanlarda 20 erkeklerde 25 hizmet yılını ve daha fazla olan öğretmenler ile hamile öğretmenlere doğumuna üç ay kala ve doğumdan sonra altı ay nöbet görevi verilmez. Ancak 20 veya 25 hizmet yılını dolduran öğretmenlerin sayıca fazla olduğu okullarda ihtiyaç duyulduğunda bu öğretmenlere de nöbet görevi verilir.</p>
<p>Öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi:<br />
Öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak nitelikler Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunur.<br />
Öğretmenler,öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumlarından ve bunlara denkliği kabul edilen yurtdışı yüksek öğretim kurumlarından mezun olanlar arasından, Milli Eğitim Bakanlığınca seçilirler.<br />
Yüksek öğrenimleri sırasında pedagojik formasyon kazanmamış olanların ihtiyaç duyulan alanlarda, öğretmenliğe atanmaları halinde bu gibilerin adaylık dönemi içinde yetişmeleri için Milli Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.<br />
Hangi derece ve türdeki eğitim, öğretim, teftiş ve yönetim görevlerine, hangi seviye ve alanda öğrenim görmüş olanların ne gibi şartlarla seçilebilecekleri yönetmelikle düzenlenir.</p>
<p>Öğretmenlerin bölge hizmeti:<br />
Öğretmenlikte yurdun çeşitli bölgelerinde görev yapmak esastır.<br />
Hizmet bölgeleri ve ihtiyaçlara göre bu bölgelerarası yer değiştirme esasları yönetmelikle düzenlenir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretmenin-gorev-ve-sorumluluklari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretimlerde Benzetimlerden Yararlanma</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimlerde-benzetimlerden-yararlanma.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimlerde-benzetimlerden-yararlanma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1101</guid>
		<description><![CDATA[Benzetim, gerçek hayattan alınmış bir durumun öğrenilmesi gereken önemli noktalarını taşıyan sembolik bir modeldir.
Canlandırmadan farkı, öğrencilerin bağlı kalmak zorunda oldukları, onunla etkileşim içinde oldukları bir simulasyon modeli vardır. Bu modeller neler olabilir aşağıda açıklanacaktır.
Örneğin iç organları sökülüp takılabilen bir insan modeli, ilk yardım uygulamaları için üretilmiş bir insan modeli, pilotlar için hazırlanmış bir uçak simulasyonu, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Benzetim, gerçek hayattan alınmış bir durumun öğrenilmesi gereken önemli noktalarını taşıyan sembolik bir modeldir.</p>
<p>Canlandırmadan farkı, öğrencilerin bağlı kalmak zorunda oldukları, onunla etkileşim içinde oldukları bir simulasyon modeli vardır. Bu modeller neler olabilir aşağıda açıklanacaktır.</p>
<p>Örneğin iç organları sökülüp takılabilen bir insan modeli, ilk yardım uygulamaları için üretilmiş bir insan modeli, pilotlar için hazırlanmış bir uçak simulasyonu, sanal fen deneyleri<br />
birer simulasyon örneğidir.</p>
<p>Örneklere dayanarak simulasyonun canlandırmalardan farkı nedir açıklayacak olursak; örneğin iç organları olan insan maketinde öğrenciden organları sökmesi ve tekrar takması istendiğinde öğrenci bir uygulama yapmak zorundadır ve bu uygulamada bağlı kalması gereken ve gerekmeyen durumlar vardır. Örneğin organlar gerçek bir insandaki kadar hassas değildir fakat doğru yere takılmazsa yerleşmeyecektir, çünkü bu benzetimde öğretilmek istenen organların hassaslığı değil yerleridir.</p>
<p>Simulasyonların kullanılma sebepleri güvenlik önlemleri, maliyet, zaman kısıtlılığı, alan kısıtlılığı ve diğer kısıtlılıklar, bunun yanında bu kısıtlamalara rağmen yaparak ve yaşayarak öğrenme imkanı.</p>
<p>Simulasyonların geliştirilme mantığı, kısıtlılıklarımız göz önünde bulundurularak ve bizi diğer masraf ve risklerden kurtaran sadece ölçmek istediğimiz konuda gerçeklik sağlayan bir ortam yaratılmasıdır, buna da sanal gerçeklik ortamı denilmektedir.</p>
<p>Bu mantık sadece eğitimde değil endüstride de kullanılmaktadır. Örnek verilecek olursa uçakların ayrodinamik yapısının test edilmesi için uçağı havalandırmak yerine uçağın hava tüneline sokularak incelenmesi de bir simulasyondur.</p>
<p>Risk faktörünü azaltmaları da simulasyonların önemli bir özelliğidir. Örneğin tıp öğrencileri direk gerçek bir operasyona sokulmayıp kadavralar üzerinde çalışmaktadır. Pilotların da gerçek uçuşlardan önce bir simulasyon cihazı kullanmaları hem kaza riskini hem de uçuş masraflarını azaltmaktadır.</p>
<p>Ders içerisinde simulasyonların kullanılması öğrencileri pasif bir şekilde dersi dinlemekten kurtarmakta, aktif olarak uygulamaya katılmalarını sağlamakta, gerçeğe daha yakın bir durumla karşılaşmalarını sağlayıp problemlerle nasıl mücadele edeceklerini, nasıl işbirliği yapacaklarını, hangi adımları takip edeceklerini öğretmekte ve daha kalıcı izli bir öğrenme sağlamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimlerde-benzetimlerden-yararlanma.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretimde strateji, metod, teknik kavramları</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimde-strateji-metod-teknik-kavramlari.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimde-strateji-metod-teknik-kavramlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:56:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1099</guid>
		<description><![CDATA[Öğretim stratejisi, bir öğretmenin, dersin veya bir konunun öğretilmesinde hedefe ulaşmak için seçeceği öğretim metodu, çeşitli teknikler ve hattâ değerlendirme biçiminin uyum içinde olmalarıdır. Bazı eğitim amaçlarına ulaşmada, diğerlerinden daha uygun ve verimli yollar, stratejiler vardır.
Öğretmenler genellikle kendilerinin merkezde olduğu, dersin akışını ve öğrencileri yönlendirdiği, değerlendirmeyi kendilerinin yaptığı öğretim stratejileri tespit ederler.
Bilgi vermeye dayanan derslerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğretim stratejisi, bir öğretmenin, dersin veya bir konunun öğretilmesinde hedefe ulaşmak için seçeceği öğretim metodu, çeşitli teknikler ve hattâ değerlendirme biçiminin uyum içinde olmalarıdır. Bazı eğitim amaçlarına ulaşmada, diğerlerinden daha uygun ve verimli yollar, stratejiler vardır.</p>
<p>Öğretmenler genellikle kendilerinin merkezde olduğu, dersin akışını ve öğrencileri yönlendirdiği, değerlendirmeyi kendilerinin yaptığı öğretim stratejileri tespit ederler.</p>
<p>Bilgi vermeye dayanan derslerde genellikle öğretmen sunuşunun ağırlıklı olduğu bir strateji izlenir. Burada dersin akışını güzelleştirecek, sınıfın dikkatini canlı tutacak soru-cevap ve örnek verme teknikleri ile düz anlatımın sıkıcılığı giderilir.</p>
<p>Eğer hazır sistemli bilgiler verme yerine, öğrencilerin araştırıp bulmaları veya ham bilgileri işleyerek daha sistemli bilgiler oluşturmaları isteniyorsa, o zaman öğrenci merkezli öğretim stratejileri izlemek gerekir.</p>
<p>Öğretim metod ve teknikleri, öğretim stratejilerinin yapı taşlarıdır. Bazı eğitimciler, öğretim metodunun bir &#8220;öğretim tekniği&#8221; olduğunu savunurlarken, bazıları da tekniği, daha geniş olan metodun içindeki bazı küçük işleri yapma yolu olarak anlarlar. Yani, bir metodun içinde çeşitli teknikler kullanılabilir. Bütün derslerde tek bir metod veya teknik kullanan öğretmen çok başarılı olamaz. Gerçi öğretmenin genel bir plânı, bir stratejisi olacaktır; ama eğer işler plânlandığı gibi gitmiyorsa, hemen plânı gözden geçirip gerekli hedef düzeltme, metod veya teknik değiştirme işlerini yapabilmelidir.</p>
<p>Öğretmenin, kendisini merkezden çıkarıp yönlendirici konumuna çekerek oluşturduğu öğretim stratejisine, &#8220;keşfetme (buluş) yoluyla öğretim yaklaşımı&#8221; denmektedir. Burada öğretmenin görevi, sorulan soru ve verilen örneklerle öğrencileri öğrenmeye hazır hale getirerek öğrencilerin konuyu analiz ve sentez yoluyla geliştirmelerini ve pekiştiricilerle öğrencilerin konu hedeflerine ulaşmalarını sağlamaktır.</p>
<p>Bir başka öğretim stratejisi, araştırma ve inceleme yoluyla problem çözmedir. Bu, öğrencileri bilimsel araştırma yöntemlerine alıştırma yaklaşımıdır. Öğrenci, çevredeki problemleri algılar, tanımlar, verileri toplar, geçici çözüm yolları geliştirir ve bunların mümkün olup olmadığını test eder. Bu şekilde yetişen öğrenciler, gelecekte karşılaşacakları problemleri de bilimsel zihniyet ve metodlarla çözmeyi öğrenmiş olurlar. Yalnız, bu stratejiyi uygulayan öğretmenler hem metod hem de araç-gereç yönünden öğrencilere yardım etmelidirler. Bu stratejide örnekolay, laboratuvar, problem çözme gibi metodlar kullanılabilir.</p>
<p>Tam öğrenme stratejisi, B. Bloom tarafından geliştirilmiştir. Burada, hemen hemen tüm öğrencilerin, okulda kazandırılmaya çalışılan yeni davranışları öğrenebilecekleri temel alınmıştır. Bunu sağlamak için, öğrenmedeki bireysel farklılıklar en aza indirilmelidir.</p>
<p>Bu nedenle öğretmen, yeni anlatacağı konu veya kazandıracağı davranışı öğretmeye başlamadan önce, önşart olan öğrenmeleri önceden gerçekleştirmelidir. Öğrencinin bilişsel ve duyuşsal giriş özelliklerini (bilgi ve davranışlarını), yeni konuyu öğrenmeye temel oluşturabilmesi gerekir.</p>
<p>İkinci olarak, öğretim esnasında öğrenciye gerekli ipuçları verilerek, öğrencinin derse katılımı sağlanarak, gerekli pekiştirmeler yapılıp sağlıklı geri bildirimlerle eksikler tamamlanıp düzeltmeler yapılarak mükemmel bir öğretim hizmeti verilir.</p>
<p>Bu stratejide, öğrencinin akademik benliğinin ve okula karşı olumlu tutumunun oluşabilmesi için, hemen bütün öğretim metod ve teknikleri kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimde-strateji-metod-teknik-kavramlari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretimde Etkili Yollar</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimde-etkili-yollar.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimde-etkili-yollar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:56:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1097</guid>
		<description><![CDATA[Alanınızı ne kadar iyi bilirseniz bilin, deneyiminiz ne kadar çok olursa olsun, derse girmeden önce;
a-)Sunacağınız konuyu an azından bir kez daha gözden geçirmeyi, b-)Hedeflerinizi belirlemeyi,
c-)Derse nasıl bir giriş yapacağınızı düşünmeyi, d-)Derse kullanacağınız yöntem, uygulayacağınız strateji ve taktikleri tasarlamayı, e-)Dersin kapanışını nasıl yapacağınızı ve
f-)ders sonunda değerlendirmede hangi soruları soracağınızı planlamayı unutmayın.
Ders öncesi sorunlarınızı mümkün olduğu kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alanınızı ne kadar iyi bilirseniz bilin, deneyiminiz ne kadar çok olursa olsun, derse girmeden önce;</p>
<p>a-)Sunacağınız konuyu an azından bir kez daha gözden geçirmeyi, b-)Hedeflerinizi belirlemeyi,<br />
c-)Derse nasıl bir giriş yapacağınızı düşünmeyi, d-)Derse kullanacağınız yöntem, uygulayacağınız strateji ve taktikleri tasarlamayı, e-)Dersin kapanışını nasıl yapacağınızı ve<br />
f-)ders sonunda değerlendirmede hangi soruları soracağınızı planlamayı unutmayın.</p>
<p>Ders öncesi sorunlarınızı mümkün olduğu kadar sınıfın kapısında bırakmaya ve hafif bir gülümseme ile sınıfa girmeye çalışın.Unutmayın ki gülümsemeler bulaşıcıdır.</p>
<p>Öğrenciler hiç bilmedikleri konuları merak etmezler.Bu nedenle onlara anlatacağınız konularla ilgili önce çok kısa bilgiler vermeniz, onların konuyu öğrenmeye yönelik motivasyonlarını artıracaktır.</p>
<p>Derse başlamadan önce, sınıfın tamamen sessiz olmasını ve öğrencilerin hepsinin derse yönelmelerini bekleyin.Yararını göreceksiniz.</p>
<p>Derslere 2-3 dakikalık ön hazırlık aşamasından sonra hemen başlamayı tercih edin.Dersin başındaki gecikmelerden ve ilgisiz konulara girmekten kaçının.Başlarken, bu derste öğrenileceklerin neler olduğunu, nerelerde kullanabileceklerini belirtmeyi unutmayın.</p>
<p>Dersin başında, bu dersin daha önceki konularla ilişkisini hatırlatmayı ve özeti unutmayın.Ve daha sonraki konularla ilişkisini de vurgulayın.Ayrıca her zaman dersi tam zamanında başlatın ve tam zamanında bitirin.</p>
<p>İlk günden başlayarak, öğrenciler sizin sakin, ne yaptığını bilen, düzenli, neşeli ancak kontrollü biri olduğunuzu anlasınlar.</p>
<p>Derse, önceki derslerde işlenen ilişkili konuların kısa bir tekrarıyla giriş yapmayı tercih edin.Böylece, hem bilgilerin tam oturmasını hem de motivasyonu artırmış olursunuz.</p>
<p>Hiçbir faktör bir dersin tekdüze bir ses tonu ile sunulması kadar o dersi olumsuz yönde etkileyemez.Dersi sunarken arada sırada sesinizin tonunu, hızını ve şiddetini değiştirin.Önceden belirlediğiniz belirli aşmalarda öğrencilerinizin düşünmelerini sağlamak amacıyla konuşmanıza kısa aralar verin.</p>
<p>Kavramların öğretiminde, kavramla ilişkin hem örnekleri hem de örnek olmayanları sunun.Örnekler bir kavramın ne olduğunu, örnek olmayanlar ise, ne olmadığını gösterirler.Örneğin, üçgenler konusunu işliyorsanız bir ikizkenar üçgeni verdikten sonra, bir dikdörtgeni gösterin.</p>
<p>Ders esnasında tüm öğrencilerinizle göz teması kurmaya çalışın.Bu hem iyi bir iletişim hem de sınıf disiplininin sağlanması için gereklidir.Ve unutmayın, öğrencilere değil öğrencilerle konuşmalısınız.</p>
<p>Öğretimde çok karışık veya çok sade uyarıcılar yerine orta derecede karmaşık uyarıcılar daha fazla dikkati çeker.Bu nedenle sunduğunuz materyaller veya sorduğunuz sorular ne çok basit nede çok zor ve karmaşık olsun.</p>
<p>“Kim anlamadı?” diye sormayın, “Tekrar etmemi istediğiniz yer var mı?” diye sorun.</p>
<p>Yeni bir bilgiyi sunarken, öğrencinin daha önce bildikleriyle bu yeni bilgiyi ilişkilendirebilmesi için benzetmelerden faydalanabilirsiniz.Örneğin;İşlediğiniz konu elektrik akımı ilgili ise, önce bilinen bir şey olan su vanasının işlevini öğrencilerle tartışın ve daha sonra bu ikisi (su vanası ile direnç) arasında ilişki kurmalarını isteyin.Çünkü her ikisi de gerektiğinde akış miktarını azaltır, ayarlamamıza yardımcı olur.</p>
<p>Öğrencilerin soru veya cevaplarını –doğru olmasa da- olumlu bir tavırla karşılayın.Böylece onların derse katılım isteklerini artırmış olur ve okulu sevmelerini sağlamış olursunuz.</p>
<p>Sorduğunuz bir soruya cevabın tüm sınıfça, hep bir ağızdan verilmesine asla izin vermeyin.Böyle bir durum sınıf disiplinini bozar.</p>
<p>Öğrencilere, alfabetik sıradan veya sınıf listesinden sırayla kaldırarak soru sormayın.Rasgele bir seçimle seçerseniz, her öğrencinin dikkati daha uyanık olur.Diğer türlü seçerseniz, kendi sırasının geçtiğini fark eden öğrenci derse olan ilgisini kaybeder.</p>
<p>Öğrencilerinize “Neden” sorusunu sormayı öğretin.Unutmayın ki, milyonlarca insan, ağaçlardan elmaların düştüğünü görmüşler ama bir tek Newton “Neden” sorusunu sormuştur.</p>
<p>Öğrencilerin sürekli zayıf yönlerini veya hatalarını belirtmekten çok , onların güçlü yönlerini vurgulayın ve onları bu güçlü yönlerini geliştirmeleri için teşvik edin.</p>
<p>İstenmeyen davranışları gösteren bir öğrencinin, kendisinden değil, davranışlarından hoşlanmadığınızı anlamasını sağlayın.Ve onun davranışını değiştirebileceğini, kendisine bu konuda yardımcı olmaya hazır olduğunuzu belirtin.</p>
<p>Her öğrenciye adil davranmak her öğrenciye aynı şekilde davranmak değildir.Her öğrencinin size ihtiyaç duyma düzeyinin ve türünün farklı olduğunu unutmayın.</p>
<p>Her öğrencinin bir olumlu tarafını belirleyerek iltifat edin.Kazançlı çıkan siz olacaksınız.Öğrencilerinizin her zaman iyi yönlerini görmeye çalışın.Çünkü iyi bir öğretmen hiçbir zaman tipik bir kötümser olamaz.</p>
<p>Sürekli olarak başarısız olan bir öğrenciye hiç beklemediği veya dersten başarılı olma konusunda ümidini tam kestiği bir anda onun başarıya ulaşmasını sağlayın.Örneğin:Cevaplayabileceği düzeyde bir soru sorarak onu ödüllendirin ve derse yeniden katıldığını gözleyin.</p>
<p>Unutmayın ki öğrenciler aslında ancak onlardan gerçekten yapmayı beklediklerinizi yapabilirler.</p>
<p>Sınavlarda sorduğunuz soruların %10 u çok kolay, %20 si kolay, %40 ı normal, %20 si zor %10 u çok zor sorulardan oluşturulmalıdır.</p>
<p>Hazırladığınız soru kağıtlarının başına, sorulan soru sayısını, sınav süresini, her bir sorunun kaç puan olduğunu belirten bir yönerge koymayı ve zaman zaman yazılı kağıtlarını öğrenci ile beraber okumayı unutmayın.</p>
<p>Sınav kağıtlarını puanlarken, iyi bir kağıttan sonra okunan normal düzeydeki bir sınav kağıdını olduğundan daha kötü, kötü bir kağıttan sonra okunan normal düzeydeki bir sınav kağıdını olduğundan daha iyi algılayabileceğinizi unutmayın.Ve birde notu bir silah olarak asla kullanmayın.</p>
<p>Her dersin sonuna doğru öğrencilerin öğrenme kapasiteleri genellikle yükselmeye başlar.Bu durumu iyi değerlendirmek için, dersinizi tamamlamadan önce, dersin emel ve kritik noktalarını bir kez daha vurgulamayı ihmal etmeyin.</p>
<p>Dersin sonunda daha sonra işleyeceğiniz dersin konusu ile ilgili ilginç ve kısa bir ön bilgi vermeyi unutmayın.Böylelikle bir sonraki derse hazır olmaları kolaylaşır.</p>
<p>Son derse giren öğretmenler, sınıfın temizlenmesini öğrencilerinden istemelidir.Bu “sınıfımız” bilincini geliştirir. Hasan Kavas<br />
A.L. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi * Yrd.Doç.Dr. Oğuz Kutlu Bey’ in “Öğretimde 333 Etkili Yol” isimli kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretimde-etkili-yollar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretim Teknikleri</title>
		<link>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretim-teknikleri.html</link>
		<comments>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretim-teknikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 03:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimix.com/?p=1095</guid>
		<description><![CDATA[Yöntem ve teknik. kavramları birbirleriyle çok karıştırılmaktadır.
Yöntem, genelde hedefe ulaşmak için izlenen en kısa yol olarak tanımlanmaktadır.
Teknik ise, bir öğretme yöntemini uygulamaya koyma biçimi, ya da sınıf içinde yapılan işlemlerin bütünü olarak tanımlanmaktadır. Daha geniş bir açıdan yöntemi, hedefe ulaştırmak için öğretme ve öğrenme sürecini düzenleme, plânlama; tekniği de bu düzenlenen ve plânlanan düşüncelerin uygulamaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yöntem ve teknik. kavramları birbirleriyle çok karıştırılmaktadır.<br />
Yöntem, genelde hedefe ulaşmak için izlenen en kısa yol olarak tanımlanmaktadır.<br />
Teknik ise, bir öğretme yöntemini uygulamaya koyma biçimi, ya da sınıf içinde yapılan işlemlerin bütünü olarak tanımlanmaktadır. Daha geniş bir açıdan yöntemi, hedefe ulaştırmak için öğretme ve öğrenme sürecini düzenleme, plânlama; tekniği de bu düzenlenen ve plânlanan düşüncelerin uygulamaya aktarılmasında izlenen yol olarak görebiliriz. Yaygın olarak kullanılan teknikler:<br />
A- Grupla Öğretim Teknikleri<br />
1. Beyin Fırtınası :<br />
Bir konuya çözüm getirmek, karar vermek ve hayal yoluyla düşünce ve fikir üretmek için kullanılan yaratıcı teknik. Buna buluş fırtınası da denilmektedir.<br />
Temel ilkesi, bir problemi çözmede görevlendirilen grubun üyeleri mümkün olduğu kadar çok fikir üretirler. Burada fikirlerin savunulması istenmez.<br />
Özelliği<br />
1. Toplantının amacı ya da sorunun ne olduğunun belirtilmesi.<br />
2. Zaman sınırı belirlenmeli, bu süre içinde herkesin katkı sağlaması istenmeli.<br />
3. Tartışma bitince analiz edilmeli, değerlendirilmesi ve yeniden örgütlenmesi yapılmalı.<br />
4. Toplantı sonunda tartışmalara devam edilip edilmeyeceğine karar verilmeli.<br />
Beyin fırtınası ile problem çözmede istenilen düşünce yöntemleri farklılıklar göstermekle birlikte en çok yararlanılan çözüm yolları, benzerinden yararlanma, fikir bağlantıları kurma ve zarardan yarar çıkarmadır.<br />
2. Gösteri :<br />
İzleyici grubun önünde bir işin nasıl yapılacağını göstermek ya da genel ilkeleri açıklamak için başvurulan tekniktir. Sınıf içerisinde genellikle öğretmen ya da varsa kaynak kişilerce yapılır. Bu tekniği uygulamak için sınıf içinde etkin ve yoğun hazırlık gerekir.<br />
Özelliği<br />
1. Tüm öğrencilerin problemsiz, iyi duyuyor ve görüyor olması gerekir.<br />
2. Bilinmeyen terimlerin kullanılmasından kaçınılmalı.<br />
3. Öğrencilerde merak uyandıracak soruların sorulmasına dikkat edilmeli.<br />
4. Öğrenciler etkinliğe katılmak için cesaretlenmeli.<br />
Tüm gösterilerin öğretmen tarafından gerçekleştirilmesine gerek yoktur. Gerektiğinde öğrenciler bunu kendi aralarında yapabilmelidir.<br />
3. Soru-cevap:<br />
Öğrencilere düşünme ve konuşma alışkanlıkları kazandırma bakımından önemli bir tekniktir.<br />
Özelliği<br />
1. Bütün sınıfı ilgilendiren sorular , tüm sınıfa sorulmalı ve aynı anda herkes cevabı bulmak için<br />
düşündürülmeli ve daha sonra cevap verecek kişi belirlenmeli.<br />
2. Doğru cevaplar anında pekiştirilmeli.<br />
3. Öğrenciye soru yöneltiliyorsa bunun belli bir sıraya göre değil de seçkisiz (random) yolla<br />
sorulmasında yarar vardır.<br />
4. Konuşma zorluğu çeken ve yanlış cevap veren öğrenciler sabırla dinlenmeli. Onları küçük düşürücü<br />
davranışlardan kaçınılmalı.<br />
1. Rol Yapma :<br />
Öğrencinin kendi duygu ve düşüncelerini başka bir kişiliğe girerek ifade etmesini sağlayan tekniktir. Öğrencinin iyi rol yapabilmesi için yaratıcı düşünce önemlidir. Rol yapma, sosyodrama olarak da adlandırılır. Diğer bir deyişle sosyodrama, öğrencilere, insan ilişkileri konusunda daha çok bilgi, beceri ve anlayış kazandırmayı öngören ve oyun (drama) tekniklerinden yararlanma temeline dayalı deneysel bir eğitim tekniğidir.<br />
Belirtilen aşamalar sınıf içi etkinliklerini yönlendirmede etkili olabilir. Bunlar, ortam yaratmak, rol yapmak için sahneyi hazırlamak, roller için öğrencilerin seçilmesi, rollerin oynanması, olayın tartışılması vb.<br />
2. Drama :<br />
Öğrencilere hangi durumlarda nasıl davranılması gerektiğini yaşayarak öğreten bir tekniktir. problem çözme ve iletişim kurma yeteneğini geliştirir. Bu teknik, bilinen en eski öğretme tekniklerinden birisidir. Çok kullanışlı ve yararlı olduğu için günümüzde okullarda yaygın olarak kullanılmaktadır.<br />
Özelliği<br />
1. Etkili ve dikkatli dinleme yeteneğini geliştirir.<br />
2. Kişinin kendine olan güvenini artırır.<br />
3. Anlama yeteneğini ve yaratıcılığı artırır.<br />
4. Akıcı konuşmayı geliştirir.<br />
5. Dile hakimiyeti ve iyi ifade yeteneğini pekiştirir.<br />
Drama tekniğinin iki türü vardır, bunlar biçimsel ve doğal drama tekniğidir.<br />
3. Benzetim :<br />
Sınıf içinde öğrencilerin bir olayı gerçekmiş gibi ele alıp üzerinde eğitici çalışma yapmalarına olanak sağlayan tekniktir. Diğer bir tanımla, öğrenciyi desteklemek üzere gerçeğe uygun olarak geliştirilen bir model üzerinde yapılan bir öğretim yaklaşımıdır. Benzetim tekniği bir düşünce değil, bir hareket bir olaydır. Benzetim tekniğinin uygulanmasında öğrencilerin iş görüleri gerçektir ancak öğretmen tarafından ortaya konan durum ya da olay yapaydır gerçek değildir.<br />
Özelliği<br />
1. İleride alabilecekleri rollere daha iyi hazırlanabilirler.<br />
2. Bildikleri ilkeleri hayata geçirebilme yetilerini geliştirirler.<br />
3. Öğrenmeye daha çok güdülenirler.<br />
4. Analiz ve sentez yapabilme yetilerini geliştirir.<br />
5. Diğer bireylerle daha iyi iletişim kurabilirler.<br />
1. İkili ve Grup Çalışmaları :<br />
Öğrenci sayısına göre bir konu üzerinde sınıfın gruplandırılması ve sınıf içi etkinliğinin soru cevap tekniği ile sağlanması.<br />
Özelliği<br />
1. Öğretmen yapılacak etkinlikler hakkında öğrencilere bilgi vermeli.<br />
2. Etkinliğin uzunluğu 5-2O dakika arasında olmalı.<br />
3. Tüm etkinliklere herkesin eşit süreyle ve katılımları sağlanmalı. Etkinlik sırasında mümkünse öğretmen dışında bir gözlemci sınıfta bulunmalı.<br />
2. Mikro Öğretim :<br />
Yüz yüze eğitimin gerçekleştirilmesi için sınıf içinde uygulanan tekniktir. Başarısızlık tehlikesinin düşük, öğretme yeteneği olanaklarının yüksek olduğu yapay ortamlarda öğretmen adaylarına hizmet öncesi deneyim kazandırır. Bu teknikte dersler kısa tutulur ve öğrenci sayısının az olmasına dikkat edilir. mikro öğretim çoğunlukla öğret-yeniden öğret çevrimi adı verilen bir sınama yanılma durumu olarak saptanır. Bu çevrim altı basamaktan oluşur :<br />
1. Verilen görevin gereklerine uygun bir mikro ders hazırlanır.<br />
2. Belirlenen mikro ders öğretilir.<br />
3. Öğretmen işlemin ne derece başarıyla yerine getirildiğine dair dönüt alır.<br />
4. Alınan dönüt ışığında mikro ders yeniden düzenlenir<br />
1. Mikro ders yeniden öğretilir.<br />
2. Bu defa öğretme işleminde gerçekleştirilen ya da gerçekleştirilemeyen iyileştirmelerle ilgili sözlü, yazılı ya da teyple dönüt alınır.<br />
1. Eğitsel Oyunlar :<br />
Öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesini ve daha rahat bir ortamda tekrar edilmesini sağlayan tekniktir. Özellikle öğrenmeye yönelik olması ve bir amaç için sınıf içinde uygulanması gerekir. Eğitsel oyunlar derste konular, ilgi çekici duruma getirebilir, en pasif öğrencilerin bile bu etkinliğe katılmaları sağlanabilir. Burada öğretmenin diğer önemli bir rolü, oyunu sürekli kontrol etmesi ve ilgi göstermesidir. Diğer önemli husus ise, oyun oynarken zayıf öğrenciler hata yaptığı zaman üzerinde durulma ması ve herkesin etkin olarak oyuna katılımının sağlanmasıdır.<br />
B. Bireysel Öğretim Teknikleri<br />
1. Bireyselleştirilmiş Öğretim :<br />
Öğrenme hızlarındaki farklılık ve öğrenciler arasındaki bireysel farklılığın giderilmesi, her öğrencinin öğrenme hızına uygun düşecek bir öğretim yapılması, öğretimin bireyselleştirilmesi ile mümkün görülmektedir.<br />
Bireysel öğretim tekniği kullanılırken öğretmen ve öğrencilere yeni roller düşmektedir. Öğretim öğrenci merkezli olmaktadır, öğrencilerin öğretim etkinliğine aktif olarak katılma, nasıl öğreneceklerini kararlaştırma vb. sorumlulukları yüklenmelerini gerektirmektedir. Bireysel gereksinimlere dönük grup çalışmalarında değişik etkinliklere yer verilerek öğrencilerin değişik çalışmalar yapmaları sağlana bilinir. Bunun için :<br />
• - Dönüşümlü günlük çalışma. - Beceri geliştirme çalışmaları,<br />
• - Plânlı grup çalışmaları.-Düzey geliştirme çalışmaları yapılabilir.<br />
1. Programlı Öğretim :<br />
Ünlü psikolog Skinner&#8217;in pekiştirme ilkeleri esas alınarak ortaya atılmış bir öğretim tekniğidir. Burada temel felsefe , öğretimin bireyselleştirilmesi ve hatanın en aza indirilmesi gibi iki önemli yeniliği gerektirmesidir.<br />
Programlı öğretim tekniğinde öğrenci belirlenen hedef ve davranışlara kendi algı hızıyla bireysel bir çalışma sonucunda ulaşmaktadır. Programlı öğretim araç ve yöntemleri Programlı öğretime göre hazırlanmış kitap ve programlı öğretim makinelerini ve bilgisayar destekli eğitim araç ve yöntemlerini kapsamaktadır.<br />
Programlı öğretimin temelini oluşturan Skinner ‘in pekiştirme ilkesi;<br />
A. Küçük adımlar ilkesi<br />
B. Etkin katılım ilkesi<br />
C. Başarı ilkesi<br />
D. Anında düzeltme ilkesi<br />
E. Dereceli ilerleme ilkesi<br />
F. Bireysel hız ilkesi<br />
Şeklinde altı ana başlıkta geliştirilmektedir ve bu ilkelerden bugün dünyada doğrusal, dallara ayrılan ve atlamalı dallara ayrılan program modelleri şeklinde uygulanmaktadır.<br />
1. Bilgisayar Destekli Öğretim:<br />
Bilgisayarın öğretme sürecinde öğretmenin yerine geçecek bir seçenek değil, sistemi tamamlayacak güçlendirici bir araç olarak girmesi esastır.<br />
Uygun öğretim programları sayesinde öğrenci kendi hızına göre çalışır ve istediği kadar tekrar yapma imkanına kavuşur.<br />
Bilgisayar destekli Öğretim Programlarının uygulanışı;<br />
A. Alıştırma ve tekrar programı<br />
B. Birebir öğretim programları<br />
C. Problem çözmeye yönelik programlar<br />
D. Benzetim programları şeklinde olmaktadır.<br />
Bilgisayarlı öğretimin iki temel niteliği etkililik ve yararlılıktır.<br />
Etkililik niteliği eğitim görevlerini daha iyi başarma yönünde umut vaat ederken , yararlılık niteliği geleneksel uygulamaları değiştirmeyi ifade eder.<br />
c. ÇAĞDAŞ UYGULAMA MODELLERİ<br />
A. UZAKTAN EĞİTİM<br />
Uzaktan eğitim Teknoloji yoğun bir sistem içerdiğinden, bireyin farklı niteliklerine en uygun tarzlarda bilgi aktarımını sağlayabilecektir. Bireylerin içinde oldukları ve nitelikleri üzerinde etkin olan bir sosyal kesim vardır. Birey eğitim kurumlarında kendisine sunulmuş olan değerler dizisini kabul veya reddedebilir.<br />
Uzaktan eğitim sosyal realiteyi önemli ölçüde etkileyebilecek bir faktör olarak gözükmektedir. Sosyal realitenin tam bir yansıması olarak ele alınmalıdır. Sosyal yapı ve teknolojik gelişmelerdeki hızlı değişimler yeni nesillere bilgi aktarımında yeni ve kendine has eğitim tekniklerini de zorunlu kılmaktadır.<br />
Gelişen teknoloji ile uzaktan eğitim içindeki uygulamalara;<br />
a. CD-ROM’ lar ve geliştirilmiş yayınlar<br />
b. TV, Video, telefon destekli elektronik sınıflar<br />
c. Multimedya eğitim merkezleri<br />
d. İnternet ve uzantıları<br />
Hızlı ve etkin biçimde sokulmalıdır.<br />
Uzaktan eğitim öğretme –öğrenme sürecine;<br />
a. Tek kaynaktan çok kaynağa ulaşma imkanı sağlaması.<br />
b. Öğrenilenleri somutlaştırarak tek düzelikten kurtarması<br />
c. Öğrenme zamanının kısalması<br />
d. Bireysel öğrenmeden dolayı grup baskısının kalkması<br />
e. Başlangıç yatırımı hariç eğitim maliyetlerinin azalması<br />
f. Değişik duyu organlarına hitap etmesiyle fiziksel ortamın rahatsız edici unsurlarından en alt düzeyde etkilenme ve verimin artması ;<br />
Yönünde katkı sağlamaktadır.<br />
A. ELEKTRONİK ÖĞRENME LABORATUARI<br />
Bu bilimsel deneylerin yapıldığı bir ortam anlamında değildir. Bu ortamda öğrenciler üzerinde çalıştıkları konuyla ilgili deney yapmaz, aksine onu deneyerek ve yaşayarak bulurlar. Yani bir pratik yeridir. Öğrenme-öğretme etkinliği sürecinde yardımcı olarak kullanılan elektro-mekanik araçlar ve öğretim materyalleri sistemidir.<br />
B. MODÜLER ÖĞRETİM<br />
Bilginin etkili biçimde öğrenilmek üzere düzenlenmesi anlamında program düzenleme yaklaşımlarından birisidir. Davranış analizi, içerik, iş ya da görev analizi gibi bilginin temel elemanlarını ayırarak yapısallaştırması bu konudaki teknolojilerin özünü oluşturmaktadır.<br />
Modüler programlama öğrenme ve öğretme etkinliklerinin kendi kendine öğrenme sağlayacak şekilde kendi içinde bütünlüğü olan ve birbirini işlevsel olarak tamamlayacak olan bağımsız öğrenme elemanları şeklinde düzenlenmesidir.<br />
Teknolojik gelişmelerle daha karmaşık bir nitelik kazanan eğitim uygulamalarının daha etkili ve verimli biçimde düzenlenmesi ihtiyacından doğmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oss-hazirlik.com/egitim-yazilari/ogretim-teknikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
